Ana içeriğe atla

Sır

Yine mi geldik sona ne dersin?
Kırgınsın kızgınsın biliyorum 
Kötülük ve acıdan başka şey veremedim sana
Nasıl nerelerden geldik biz bu duruma Ruhum?
Elimde değil ama işte
Olmaz mıydı hislerim olmasaydı.. farklı bi dünya istemeseydim
 Nefes alabilseydim sahip olduklarımla..
Çok mu zorlu basit bir hayat yaşamak.. ?
Aşık olmamak ne kaybettirirdi gözyaşarımda bende kalırdı..
Bosverelim bunları şimdi veda mektubu yazmak isterdim.. 
Bikez olsun içimdeki herşeyi kusmak sayfalarca Ama anlamazlar.
Anlatmak keşke bu kadar zor olmasaydı kendimi yada buna ihtiyacım olsa.
Mesela keske Annem beni daha çok sevse(ydi) hani o bebekken olduğu gibi umutlu baksaydı gözlerimin içine.  
Nasıl mutlu olabiliceğimi kulağıma fısıldasaydı birileri bu iyiliği yapmıs olsaydı herhangi biri..
Yada kulaklarımı tıkamasaydım söylenenlere kendimi dinlemeseydim hep. 
Hepsi bir kenara da son sözlerim olsun isterdim hep en son yakarışlarım.
Beni seven birileri illaki vardır bu sözlerim size diye başlayan..
Kuru bikaç 'hoşça kalın' la son bulan..
Yapamadıklarımdan değil mutlu anlarımdan bahsederdim hep
Göremeyeceklerimden değil gördüklerimden
Bir kez olsun geçmişte yada gelecekte durmayı kesip o anın tadını çıkarırdım son dakikalarımda..

Ama gidemeyiz ruhum.Korkak mı dedirtelim arkamızdan..
Bu güne kadar önemsemedik bizden başkasını bari veda zamanı umursayalım.
Sen biliyosun beni bende seni bikaç kişiyi daha alalım yanımıza yaşamak yerine ölelim her gün.
İnsanların uyandığı her yeni güne biz gözlerimizi kapatalım.
İşte bu yüzden mutlu olalım bir gün daha sona erdi yasamadan diye.
kağıtlarla paylaştığımız her kelime son söz mahiyetinde olsun.
Görüceksin yavas yavas ölmek çok daha keyifli olacak..
Hem seviyorsun işte eksiklikte yok artık
O zaman...
Veda mektubum sayfalarca değil ömrüm kadar olacak benim..
bak nasıl keyiflendim nasıl da kandırabiliyosun hemen beni böyle süslü laflarınla.
Ah ruhum yanımda kal hep sakın beni onlarla bırakma..
Konuş benimle senden başka kimsem yok başka.. 
Ah benim Düş^lerim...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vicdan Hırkası

   Mutsuz uyandığım sabahlarda ne yapacağımı bilemezdim eskiden. Ya da mutsuzluğuma mutsuzluk katmak için uğraşırdı bütün nesneler ve sesler. Üstelik mutsuz olduğumun farkına bile varmazdım. Bu kez bu mutsuzluğu iliklerime kadar hissederek uyandım. Ciddiye almadım. Çünkü işaretler gönderiliyor bana bu ara.Neye ihtiyacım varsa karşıma çıkıyor. Bekledim.. Kapı çaldı. Evdeki inşaat işi için usta geldi. Zaman geçti biraz, sonra işini yaparken sohbete başladılar bizimkilerle. Konuşmanın bazı kısımlarına kulak misafiri olmak durumunda kaldım.  "Sabah 6 aksam 9 çalıştığından bahsetti."Ev kira, çocuklar okuyor ve hayat zor dedi."  Konuşmanın başka bir kısm ında ise "20 senedir evliyim.Eşim her sabah iki bardak çayımı ve kahvaltımı eksik etmedi." dedi.  Yoksulluğun ardındaki mutluluk. Gözlerini göremedim amcanın bu cümleyi söylerken ama ses tonu öyle gururluydu ki ! Kızı...Kızından bahsetti.Odamdaki kitapları görünce olsa gerek, " Onun okuması için her...

Mutlu Yıllar Kırmızı Balık

Bir zamanlar bende kendimi Bulunmaz Hint kumaşı sanırdım. Kaç metreydi ki benim yokluğum? Oysa ben benim yokluğumdan dünyaya Yalnızca bir elbise çıkar sanmıştım. Sonunda ben de alıştım. Ah…dedim sonra, Ah! İşte Böyle böyle Büyüyorum Dedim Bir gündüz geliyor Bir gece… Gitti... Gidiyor... Gidecek... Neler geride kaldı ve daha neler gelecek… Büyürken geniş ufuklar hayal ediyorum. Öteki olabilmeyi, yerine koyabilmeyi, geride durabilmeyi öğreniyorum. Oysa… Denizlerle avunmayan bir martı cesareti lazım şimdi. Doğum günü mumlarını üfledi bugün Kırmızı Balık Kutlu olmadı Ama Her ne olursa olsun Doğum günleri kutlu olmalı O halde Kutlu Olsun …

La fille sur le pont

    "kötü yollar yoktur, kötü rastlantılar vardır." Size bir film anlataca ğ ım. Hakkında saatlerce konu ş ulabilecek,sayfalarca yazı yazılabilecek, gerçek gibi ve bir o kadar masalsı bir film.    Fransız filmleriyle ilk tanı ş mam her genç kız gibi, Audrey Tautou yani nam-ı de ğ er Amélie sayesinde olmu ş tu ve sonra Fransız sinemasını sadece Amélie’den ve Alain D elon'dan ibaret sanmamak için o gün bugün hala izlemekten vazgeçemedim.  O dura ğ an halleri,  Fransızcanın  insanı alıp götürmesi,  mutlu  son, e ğ lendirme, sürükleyicilik gibi kaygılar ta ş ımaması,abartıdan uzak yalın  senaryolar  ve oyunculuklarda eklenince en sevdi ğ im filmleri yapan millet olup çıktılar.   İş te  s enaryosunu Serge Frydman ’in yazdığı,  yönetmenli ğ ini  Patrice Leconte ’nin yaptı ğ ı, 1999 yapımlı,  Vanessa Paradis( Adele)  ve  Daniel Auteuil (Gabor)  isimli fransiz oyuncular...