Ana içeriğe atla

Ortalarda Bir Yerde

   Siz hiç yaz sıcağında tirtir titrediniz mi? Kandırdınız mı kendinizi ''amann hava soğuk o yüzden sebebi o değil' diye? İlgilenmem gereken onca insan varken birini seçip herkesin ilgisini ona yüklüyorum.Hayatımın bütün sorunlarının eksiklerinin acısını ondan çıkarıyorum ben böyle yaz günlerinde..
  Önümde geleceğe dair bir sürü hedef başkalarının belirlediği,benim uzak kaldığım.kimsenin umrunda değil aslında ne olduğum olacağım ama insanların üzerine vazife olmuş işte.benim gibi değil onlar sadece sorumluluk nedir biliyorlar ve hayatı kurallarına göre oynuyorlar.
  Bende Hem herşeyi alabildiğine yoğun yaşıyorum,hem de zamanın dışındayım.Herşey en sonunda gelip bende toplanıyor,ama önümde olup biten hiçbir şeyi değiştirme gücüm bile yok.Dilimde sabahtan akşama kadar bir şarkı ''Sen hiç bir gecede gündüze küstün mü Kanadını kıranlara gözyaşı döktün mü güneşi hiç bu kadar sönük gördün mü söyle nerde yanlış yaptım inanmazdım sözüne hiç gücüm yok zamanı çevimeye...''
  Gecenin yarısı varlığınla boğuşurken hatırlıyosun beni, işte tek sevdiğim şey bu benim.boşuna acı çekmiyorum.boşuna hissetmiyorum onca şey.Bide bunun farkındasın ya iyice sarhoş oluyorum sana ne kadar acı çektiğimi gösterme telaşıyla Konuşuyorum konuşuyorum sana sayfalarca Öyle yanlış bir yerdi ki bu dünya,benden kurtulmak için kimle sevişsen,benim karanlığımı daha çok özlüyorsun...işte bu zaferle bugünü kurtarıyorum yarın ola hayrola...
  Bir gün gelecek biliyorum yaşanılır bir hale gelicek burası Umudum hep olucak benim sen hiç korkma..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mutlu Yıllar Kırmızı Balık

Bir zamanlar bende kendimi Bulunmaz Hint kumaşı sanırdım. Kaç metreydi ki benim yokluğum? Oysa ben benim yokluğumdan dünyaya Yalnızca bir elbise çıkar sanmıştım. Sonunda ben de alıştım. Ah…dedim sonra, Ah! İşte Böyle böyle Büyüyorum Dedim Bir gündüz geliyor Bir gece… Gitti... Gidiyor... Gidecek... Neler geride kaldı ve daha neler gelecek… Büyürken geniş ufuklar hayal ediyorum. Öteki olabilmeyi, yerine koyabilmeyi, geride durabilmeyi öğreniyorum. Oysa… Denizlerle avunmayan bir martı cesareti lazım şimdi. Doğum günü mumlarını üfledi bugün Kırmızı Balık Kutlu olmadı Ama Her ne olursa olsun Doğum günleri kutlu olmalı O halde Kutlu Olsun …

Kuş Koysunlar Yoluna

"Öyle  güzelsin  ki  ku ş  koysunlar  yoluna" Bir  karga  bir  kediyi  öldüresiye  bir  oyuna  davet  ediyordu. Hep böyle mi bu? Bir   ş eyden kaçıyorum bir   ş eyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerle ş emiyorum, kendimi bir yer  edinemiyorum,  kendime bir  yer... Kafatasımın içini,  bir  küçük  huzur  adına  aynalarla kaplattım, ölü ben’im  kendini  izlesin  her yandan,  o  tuhaf  sır  içinden! Pani ğ ini  kukla yapmı ş  hasta  bir  çocu ğ um  ben. Oyunca ğ ı  panik  olan  sayın yalnızlık  kendi  kendine nasıl da e ğ lenir. Niye izin vermiyorsun yoluna ku ş konmasına niye  izin  vermiyorum  yoluma  ku ş  konmasına niye  kimseler  izin  vermez  yollarıma  ku ş  konmasına? "Öyle güz...

Ah Kavaklar...

Bilirdim bu yakarış ı. Tabi o zamanlar hüzünlü bir şarkı ydı sadece kavaklar... Öğrenmiştim; bestesi Ermeni Onno Tunç 'a, hikayesi ise yangın yerinde canını vererek, yürekleri yangın yerine çeviren o güzelim ozan Metin Altıok 'a aitti. Dinlemiştim; o güzelim kadın Sezen Aksu 'nun sesinden. Sonra bir gün, kendi başıma çarşı ya gidebilecek kadar büyüdüğümde bende omzumda o kesik eli hissettim ilk kez. Durmadan yinelenen bütün acılarım o kesik elin kanamasıymış meğer. Kendi ayaklarım üzerinde durabilecek yaşa geldiğimde ise; bir yol u olmalı dedim. Bir yolu olmalı bu yarayı iyileştirmenin... Ardından aldım bütün acılarımı yanıma, gittim oturdum bir park a, kavak ağacının altında kitap oku maya başladım. Çünkü şuan kendi ayaklarım üzerinde yalnızca kitap okuyarak durabiliyordum. Birdenbire bedeni yanmış bir kuş düştü önüme; o anda anladım, yakıyorlardı kavak ağacını.  Zaten önceden avm yapacaklar diye duymuştum. Nereden geldiler anlamad...